İnatçılık

Bir gün üç arkadaş birbirlerine ne kadar inatçı olduklarını ispatlamaya çalışıyorlarmış.

Her biri kendisinin daha inat olduğunu ispat için kendisinden örnekler veriyormuş.

Birinci arkadaş başlamış anlatmaya;

─ Ben akşam eve gelince kapıyı bir defa çalarım, açıldı açıldı, açılmadı bir daha çalmam, kapının önünde gerekirse sabaha kadar beklerim, demiş.

İkinci arkadaş girmiş söze;

─ O da bir şey mi! Ben geçen gece dişim ağrıdığı için doktora gittim. Dişçi “hangi dişin ağrıyor” diye sordu. “Doktor sensin, sen bul” dedim. Adam ağrıyan dişimi bulana kadar tüm dişlerimi çekti, inat ettim hangisinin ağrıdığını söylemedim, demiş.

Üçüncü arkadaş mağrur bir edayla başlamış anlatmaya;

─ Sizinkiler de inat mı canım! Biz evlendiğimizde karım bana “bu gece sevişmeyelim” dedi, inat ettim, o gün bu gündür hiç birlikte olmadık, hep ayrı yatarız, demiş.

Diğer arkadaşlar şaşkın tabii, inanmaz bir şekilde sormuşlar;

─ İyi ama arkadaş, sizin iki tane çocuğunuz var!

Üçüncü inatçı övünerek cevap vermiş;

─ İnat değil mi! Çocukların kimden olduğunu bile sormadım hiç!