Ekonomi Tıkırında

Fadime, pazarda elbise satan Temel’den oğluna tişört almış. Çocuk tişörtü çok beğendiği için hemen giymiş. Biraz sonra bir yağmur bulutu ile gelen yaz yağmuru ve arkasından güneş.

Bir ıslanıp bir kuruyunca tişört çekmiş. Fadime hemen soluğu Temel’in yanında almış ve;

─ Hani Ula pu tişört çok kaliteliydu! diye bağırmış çocuğun açıkta kalan göbeğini göstererek.

Temel hemen elindeki mezurayla çocuğun yanına gelip, pantolonu ile tişörtü arasındaki açıklığı ölçmüş ve;

─ Müjde hanumefendiciğum! Demiş.  Oğlunuz tam 11.1 cm büyümüş!

Büyüme oranları açıklanmış, ekonomimiz 3. çeyrekte Fadime’nin oğlu gibi tam % 11.1 büyümüş.

Ben ekonomiden pek anlamam. Ancak etrafımda olan bitenine bakınca bana bu büyümeyi Temel’in yöntemi ile hesaplamışlar gibi geldi.

Yani Türkiye’nin dış satış ile dış alış arasındaki açıklığı ölçerek hesaplanmış ve müjde verilmiş gibi.

Etraftaki üzerinde KİRALIK yazan boş dükkanlara bakıyorum. Düne kadar orada çalışan esnaf meğer ekonomisini büyütmüş ve daha büyük bir dükkana gitmek için oraları boşatmışlar!

Temel lotodan çok büyük bir ikramiye kazanınca pazarcılığı bırakmış. Ancak eskiden olduğu gibi hiç kimseye borcunu ödemiyormuş.

Bir gün Dursun;

─ Ula sen ne biçum pir adamsun? demiş Temel’e,  Dünya kadar paran oldi niye porçlarinu ödemeysun?

─ Yoo! Uşağum! demiş büyük bir ciddiyetle Temel, Pen kimseye Temel zengun oldi da değiştu dedurtmem!

Milletin %60’ı büyük miktarda borç içindeymiş. İcra takibi sayısında patlama var.

Meğer bunlar da ekonomik büyümeden nasiplerini alıp zenginleşmişler ve Temel gibi “zengin oldu da değişti” dedirtmemek için borçlarını ödememişler.

Dedik ya, Temel’in işleri tıkırında, Fadime’yi çok lüks bir restorana götürmüş. Bir ara lavaboya gidip gelen Temel, Fadime’nin yüzünü asık görünce sebebini sormuş.

─ Çorbamda sinek var! demiş Fadime.

─ Pu ne rezalettur! diye bağırmış yeni zengin Temel, Merak etme Fadime pen şimdu punin hesabinu sorarum!

─ Hey! Garson efendu! diye bağırmış bu kez Temel,  Çabuk puraya gel!

Durumu anlayan garson, restoranın zebellah gibi iki koruması ile gitmiş Temel’in yanına ve;

─ Evet! demiş sert bir sesle, Mesele nedir?

─ Ne meselesi abiciğum? demiş Temel korumalara bakarak, Ben sadece pizum hesabu soracaktum…
(Ulvi Puğ fıkrasıdır.)

Şimdi benim korkum, Dünya Liderimizin Suriye’den sonra İsrail ve Amerika’dan da Kudüs için hesap sorması.

Bu iki devletten hesap soranlar genelde Temel gibi sorarlar da…
Yani çıkan hesabı hep beraber öderiz.

Olsun! Nasıl olsa Timur Selçuk’un şarkısı gibi;
“Ekonomi tıkırında.”

Ulvi Puğ